Cinsellikte Erken Boşalmanın Sebepleri
Cinsel Bilgiler, Cinsel İlişki, Cinsel Sağlık Sorunları, Fantezi Yorum EklePsikanalistler küçük erkek çocukların ve yeni yetişkinlerin düşlerini incelediğinde, erkek cinsiyetin düşte saldırgan bir tutum gösterdiğini ortaya çıkarmışlardır Erkek çocuk ve delikanlılar düşlerinde kendilerini
çoğunlukla bir kılıç ya da bir ateşli silâh olarak görürler. Bu görüntü erkek cinsiyetin penis sokmaya ve meni fışkırtmaya yönelik etkin işlevini simgelemektedir. Küçük çocuğa penisinin “tehlikeli” ya da “kötü” olduğu söylenirse, çocuk bu organdan yararlanmanın kendisine zarar verebileceği kanısına kapılır ve bu kanıyı bilinçaltında korur. Normal cinsel saldırganlığı konusunda kapıldığı suçluluk duygusu, içgüdüsünün kendisini “başarısız davranış”a yönelteceği korkusu, giderek onu bir kadını doyurmak için gerekli süredeki bir cinsel etkinlikten saptırır. Böylece erken boşalmayı, saldırganlığının gelişimini zaman içinde sınırlamayı sağlayan bir ruhsal taktik olarak benimser. Yukarıda açıklananın karşıtı olan işlevsel bozukluk ise “geç meni gelmesi” ya da “geç boşalma” adıyla bilinir. Bu durumdaki bir erkek nispeten kısa bir zaman süresi içinde cinsel doyuma ulaşamaz. Bu bozukluk meni fışkırtma yeteneksizliği olarak beliren meni yokluğuna kadar varabilir. Erken meni gelmesiyle aynı psikolojik kökenlere bağlanan bu bozukluk erken meni gelmesi durumlarından daha az görülür. İster gecikme, isterse yeteneksizlik söz konusu olsun, erkek kendi cinsel etkinliğinden derin bir korku duyar. Bu korkunun temelinde kadını gebe bırakma korkusu yer almaktadır. Bu durumda, erkek cinsel doyuma ancak kendi kendini doyurmayla ya da erotik düşler sonucu uykuda meni gelmesiyle ulaşır. Çocuk sahibi olmak isteyen çiftler için bu anormallik çok ciddidir.
Bazı psikiyatri uzmanlarına göre; boşalma bozukluğu durumunda erkekler, saldırganlıklarından doğan korkunun dışın da, bir de kadına karşı gizli bir düşmanlık duyarlar. Çok aceleci olan erkek, kadını bütün zevkinden yoksun ederek, ondan herhangi bir nesne gibi yararlanır. Çok yavaş bir erkek ise, kendisini kadına tam anlayışla verir, ama onun anne olma hakkını reddedercesine boşalmaktan kaçınır, özellikle bu son davranışta, psikiyatri uzmanları erkeğin normal cinsel isteklerine yasaklamalar ve ahlaksal baskılar getiren kadından intikam alma isteği görürler. Cinsel yönden tutuk bir erkek genellikle aynı tutuklukları gösteren bir kadını eş olarak seçer. Cinselliği bir kötülük ya da utanç kaynağı olarak gören kadın, dengesiz davranışlı bir erkeğe çoğu kez sınırlı bir hoşgörü gösterebilir ve onun yetersizliklerine başka bir kadından daha kolay tahammül eder. Bununla birlikte, nispeten dengeli olan bu durum bütün bir yaşam boyu sürüp gidemez. İlk evlilik yıllarından sonra, o zamana kadar cinsel etkinliğe ilgisiz kalan bir kadın uyanabilir. Kocasının bencilliğini kınamaya başlayabilir. Bunun sonucu olarak çatışma büyür ve evlilik gitgide fırtınalı bir döneme girer. Erkek bir başka tür cinsel bozukluk daha gösterebilir. Çocuklukta yoğunlaşıp yerleşmiş olan eşe “kötülük yapma” korkusu onu cinsel birleşmede pasif davranmaya itebilir. Bu durumda, karısının kendisini zorlamasını, tahrik etmesini ister. Ancak bunu belli etmeden yapmasını ilk hareketlerin yine erkekten geldiği izlenimini uyandırmasını ister. Bu bozukluk daha çok, çocukluğu cinselliğin gelişmesine uygun olmayan ve cinselliği kötü ve utanç verici olarak kabul eden bir ortamda geçen erkeklerde görülür. Bu erkekler kaba ve acemi bir koca tarafından düş kırıklığına uğratılmış bir annenin elinde büyümüşlerdir ve babalarına karşı annelerini tutmaya alıştırılmışlardır. Bu erkekler, koca ve baba rolünü yüklenme gereksinmesini duymazlar. Onlar için erken boşalma, annelerine benzeyen kadının sert bir biçimde tepki göstereceği bu erkeklik rolünü elden geldiğince kısaltmanın çaresidir. Böyle bir ruhsal tutumun kökeni küçük çocukluktaki makat evresine kadar inebilir. Çocuk bu evrede dışkılama işlevini denetlemeyi öğrenir. Bu dönemde çocuk annesiyle bir tür kuvvet denemesine girişir. Anne onu “temiz” olmağa zorlar, çocuk da bu zorlamaya karşı direnir Zihinsel yapısı çocuğu gereksinmesini “temiz” bir biçimde gidermekle annesine iyilik, altını kirleterek gidermekle de “kötülük” yaptığını düşünmeye iter. Yetişkin erkekte de sidik ya da meni çıkarımı bilinçaltı düzeyinde benzer biçimde duyulabilir. Böyle sidiğini tutamama gibi bir işlevsel bozukluğu olan erkek çocuklarda sonraları erken boşalma görülebilir.Bu bozukluğun en tipik biçimi, meni fış kırmasının cinsel birleşmeden önce mey dana gelmesi ve bu yüzden de cinsel birleşmenin gerçekleşememesidir. Böylece erkek kadına karşı olan düşmanlığını bilinçsiz bir biçimde göstererek onu zevkten yoksun bırakır ve “kirletir”. Birçok toplumda görülen bu kadını küçümseme psikolojisi kaynağını erkekteki derin. Bir iç sıkıntısından alır. Erkeğin bilinçaltında, düş gücü kadının dölyoluna korkutucu bir güç vermekte ve dölyolunun penisi hapsedeceği, böylece penis sahibinin hadım olacağı korkusunu uyandırmaktadır. Bundan başka, erkek ilk beslenme kaynağı olan kadın göğsünü de bilinçsiz olarak kıskanır. Bu göğüsün özlemini her zaman duyar. Annesiyle olan güven verici birliğinin mutlu anlarını, meme emmeden aldığı cinsel zevki ve besinsel doyumu hiçbir zaman zihninden silemez.
Böyle bir bütünlük yeniden doğamayacağı için, bazı erkekler, bilinçaltı üzüntülerinin etkisiyle penisleriyle anne göğsü arasında bir benzerlik, bir ortak özellik bulurlar. Bu ortak özellik, her iki organın da beyaz bir sıvı çıkarmasıdır. Böyle erkekler cinsel ilişki sırasında tohumlarını kadına hızla boşaltmaktan büyük bir zevk duyarlar. Penisle göğüs ve meniyle süt arasında, erkek tarafından sık sık kurulan benzerliğin birçok efsane de yer aldığını görmek oldukça ilginçtir.
Böylece, çocuklukta oluşan ruhsal iletişimler kişide derin ve silinmez izler bırakır. Bu iletişimler, bütün yaşam boyunca davranışın bütünü üzerinde şu veya bu biçimde etki yaparlar. İnsanın cinsel olgunluğa doğru yol alan evriminde etkili olurlar.
Bu bilinçdışı mekanizmalar konumundaki bilgilerin, az ya da çok ciddi bir erkek cinsel yetersizliğini açıklamayı ve özellikle de tedavi etmeyi ve iyileştirmeyi ne ölçüde sağlayacağı düşünmeye değer bir noktadır. Hasta bir erkeği tedavi etmek için derinleştirilmiş kişisel bir araştırma gerekirse, bunu bir psikanalistin yapması doğru olur. Bununla birlikte uzun ve masraflı olan böyle bir tedaviyi istemeyen bir erkek davranışı üzerinde düşünerek ve belleği aracılığıyla durumunun nedenlerini araştırarak kendini daha iyi tanımaya çalışabilir. Bir bozukluğun kökenini keşfetmek, her zaman değilse de, bazen bu bozukluğun ortadan kaldırılmasına ya da hiç olmazsa önemsenir olmaktan çıkarılmasına yardım eder. Hasta önceleri aşırı önem verdiği şeyleri, gerçeği anladıktan sonra normal boyutlarıyla görmeğe ve doğru olarak değerlendirmeğe çalışabilir. Kişinin kendisini iyice anlaması bazen yeni bir davranışa yönelmesi için ilk adım olabilir. Doğru yargılama, zaman, etkili bir tıbbî destek ve çevreden ilgi görme gibi etkenlerden yararlanarak, yeni bir davranışa yönelmek güç ama olanaksız değildir.
Koca az ya da çok ciddi bir cinsel yetersizlikten yakındığı zaman çiftin durumu ne olur? Cinsel ilişki gün geçtikçe artan bir korku kaynağı olur. Erkek ve kadın her cinsel birleşmeye bir zevk kaynağı olarak değil yeni bir deneme olarak bakarlar. Masters ve Johnson’a göre, erkeğin yetersizlik gösterdiği çiftler çoğu zaman kötü bir yola saparlar, önceki başarısızlıklarıyla gururu kırılan erkek sevişme sırasında eşini daha çok uyarmaya çabalar. Ama bu uyarıya kendisi de ilgisiz kalamadığından kendi uyarımı da artar. Eşler birleşme anına geldiklerinde cinsel doyumun eşiğindedirler. Erkek boşalmayı elinden geldiğince geciktirmeye çalışır, ama başaramaz. Kadın cinsel doyumdan yoksun kalır ve bazen bu durumdan yakınır. Yeteneklerinden gitgide daha çok kuşku duyan erkek yeniden bir suçluluk duygusuna kapılmamak için cinsel birleşme aralarını gittikçe uzatır. Oysa, ilişkilerin seyreltilmesi cinsel birleşme sırasında hemen doyuma ulaşma gereksinmesini daha da etkili bir hale getirir. Böylece bir kısır döngü orta ya çıkar ve erkek bu durumu bir alın yazısı olarak kabul etmek zorunda kalır. Çiftin durumu gittikçe kötüleşir ve sonunda mutsuz beraberliklerini bozmayı bile düşünürler.
Bununla birlikte, tedavi edilmeyi kabul eden çiftlerin sayısı her gün artmaktadır. Avrupa’da psikoterapiye henüz pek başvurulmamaktadır. Amerika Birleşik Devletlerinde ise Saint Louis kliniğinde yeni bir yöntem uygulanmaktadır. Kadındaki cinsel soğukluğun tedavisinde olduğu gi bi bu durumda da karı koca birlikte tedavi edilir. Eşler biri erkek, biri kadın iki doktor tarafından dinlenirler. Durum cinsel yönden olduğu kadar psikolojik yönden de açıklığa kavuşturulur. Kadına erkek anatomisi ve fizyolojisiyle ilgili bazı temel kavramlar öğretilir. Erkeğin heyecansal tepkileri de kadına açıklanır Eşine yardım etmesi için, kadının önyargılarının çoğundan kurtulması gerekir. Kocasının iyileşmesine yardım etmek için sabır, hoşgörü ve sevgi göstermesi gerektiği gibi cinsel ilişkiye aktif olarak katılma zorunluluğunu da kabul etmesi gerekir. Çekingenlik, utangaçlık ve nefret gibi duyguları bir yana bırakması istenir.
Saint Louis kliniğindeki cinsel bilimciler kocaları hasta olan hemen hemen bütün kadınların tedaviye hiçbir şey gizlemeden katıldıklarını, her şeyi, hatta ilk aşklarının kökenlerini dahi açıkladıklarını belirtmektedirler. Bu kadınlar sadece güç durumdaki bir erkeği değil, aynı zamanda evliliklerini ve ocaklarını korumanın bilincindedirler. Kadının cömertçe yardımı, çoğu zaman, sevdiği erkeği iyileşmeye doğru götürür. “Kötü” ve “hadım edici” kadın imgesi erkekte yavaş yavaş silinir. Böylece çiftin yaşamı zenginleşir. Kadın o zamana kadar sahip olmadığı bir takım cinsel yetenekler geliştirmiştir, kocasını ve doktorların onaylamasıyla, bir cinsel ustalık kazanmıştır. Tedavinin içerdiği oyunlar, her iki eş için, bir aşk çıraklığı sayılabilir. Çıraklar bir süre sonra belli bir düzeye erişirler, sevişmeyi öğrenirler, tekrar birbirlerine aşık olurlar. Şunu da belirtmek gerekir ki, en uyumlu çiftlerin bile cinsel yaşamında gölgelenmeler olabilir. Bu bunalımları aşmayı ve eşler arası bağları daha da güçlü kılmayı sağlayacak erdemler her zaman için sevgi, sabır ve karşılıklı anlayıştır.
Polikistik Over Sendromu (PKOS) Nedir
Cinsel hayat ve yaşlılık
Seksi Miranda kerr resimleri
Cinsel İlişki Acı Verirse
Cinsel Gücünüzü Arttıran Yiyecekler
Cinsel performans ve vajinismus
Ergenlik Döneminde Genç Kızlar ve Sorunları
Püf noktalarıyla kadın nasıl tahrik edilir
Seks yapmak sperm kalitesini nasıl yükseltiyor
Aralık 2, 2010 : 3:50 PM
slm tokat ve çevresindeki bayanlar sanal ve gerçek seks için msn mı ekleyin görüşelim kendinize iyi bakın. ahmet.60@hotmail.com
Haziran 26, 2011 : 7:31 PM
Arkadaşlar yaşım 14 penisim uzunluğu 7 cm. Okulda arkaşlar arasında penis uzunluğu arasında bir rekabet var. Hatta bir arkadaş penisinin uzunluğunu 2 elimle rahatça kavrıyorum diyince içime bir kuşku düştü. İlaçsız bir çözümü varsa lütfen yardımcı olun. Yada doğuştan genetk olarak kaynaklanan bir şeyse lütfen yardmcı olun (:
Temmuz 4, 2011 : 1:13 AM
arkadasim yapman gereken sey en basta sıkıntı etmemek..du bakim ya sen daha 14 sun be kardesim…onunde koca senele varr….penis genetik falan dildir babaninki kucuk seninkide töbe olurmu oyle sey…bu gibi sacma sapan seylerle yorma kafani…1masturbasyon yapmican.2 sitres sikinti olmayacak.3.kendi haline birakip saglikli beslenecen